Bir deflatör (para kısıtlayıcı) aygıtımız olaydı da yıllık para düşüşleri eğrisini yıllık şanssızlık grafiğinde peyleyeydik. Yurttaşlarımız dolar/euro biriktiriyor kötü günler için.
Gazetelerin ekonomi sayfalarındaki vazgeçilmez spot hatta klişe bu. Doların satın alma gücü eriyor a dostlar. Euro yükselişte. Altın en iyi yatırım. Her şeyi satın Yuan alın, Şanghay’da bir lokanta açın.
Hareketsiz birikimi olanların yatırım yapmaları tavsiye edilir. Hareketli birikimi olanlar boş durmasın. Haydi, çekin kürekleri!
Yoksulların sırtındaki yarayı daha çok kanırtmak için koşarayak faize...
Ekonomi cilveli iş...
Para ne kadar fazlaysa, derdi de o kadar çok. Ama benim temel tezim, para metaforun en büyük düşmanı. Oysa parasızlığın ya da az paraya kanaat etmenin cesur hayaller kurdurmada insana kazandırdığı bir çeviklik var ki vazgeçilmez. Büyük hayalcilerin aynı zamanda büyük tembeller olması da bir rastlantı değil.
Oysaki bizde tembellik ya da işte atalet hoş karşılanmaz. Hele ‘sultani tembellik’ diye bir deyim var ki evlere seza.
Tembelliğin karşıt yakasını bekleyen ‘çalışma’ ise hırsın yek kardeşi değil. Çalışmaya, bir işe yarama haline karşı başkaldırı ise bir tür ergenlik meşalesi.
Anarşistlerin dillerinde pürdikkat tekrar be tekrar tüttürdükleri Mao biraderin uzun yürüyüş ve zıplayarak deprem yapmak işleri de zilli pilli ve oynak durumlar.
Büyük devrimcilerin tembelliğe öykündürdüğü halklar, az çalışıp çok uyumak için ölmeye razıydılar. Oysa bazı işbilir romanların uyuz kahramanı olmayı yeğ tutan tembeller var ki dillere şandır. Oblomov bunlardan biridir mesela. Adam sendecilik, miskinlik, yarın yaparımcılık’ın aile çevresinde ve kahramanında somutlandığı dev eser. Batılıların anlayamayacağını söylerler. Doğrudur aslında. Bizden Felatun Bey İle Rakım Efendi ve Fatih Harbiye eserlerine kardeş çıkar ve dahi benzer ki bu yanıyla önemlidir.
Nedir, baba tavsiyesi değilse hiç ciddiye alınmayacak şeyler vardır. Babalar hep doğruyu söyleyecek değil ya. Bazen de yanlışı, yanılışı söylerler bilerek ve de istemeyerek. Deneyim kazanma aşkına çekin kürekleri o zaman. O kürek ya bizi limana erdirecek ya da bazı başlar yarılacak. Her ikisinde de vardır bir iş, diyerek endişe kemerlerini sıkı bağlamayı unutmamalıyız.
Ha neydi, Oblomovdu, Maobiraderdi derken unuttuk. Çok para metafor katilidir demiştik, çok bilmiş kalemimizi sağa çekip biraz dinlendirelim ve güpgüzel bir filmden ‘aman Allah ne güzel’ bir kareye dikkat arttıralım:
“-Metafor ne demek Sayın Neruda?
-Bir şey söylerken başka bir şeyi ima etmektir Sevgili Mario.
-Nasıl yani Sayın Neruda?
Neruda denizle ilgili bir şiir okur:
Burada adada ne çok deniz
Her an kendinde doğuyor
Diyor ki evet, diyor ki hayır, hayır
Evet diyor maviler içinde
Köpükler içinde hızlı hızlı
Diyor ki hayır, hayır
Sakin duramıyor hiçbir zaman
Sürekli çarparak bir kayaya, ama başaramayarak onu inandırmaya
Benim adım deniz diyor
Böylece yedi yeşil diliyle, yedi denizden ona doğru koşuyor
Onu öpücüklere boğuyor, ıslatıyor
Adını yineleyerek göğsünü dövüyor.
-Bu şiirdeki deniz hayatın metaforu olarak kullanılmıştır sevgili Mario, nasıl buldun şiiri?
-Çok güzeldi Sayın Neruda sanki içinde tekne salınıyordu.
-Bak sen de metafor yaptın Mario.
-Ne zaman yaptım.
-Şimdi ‘tekne salınıyordu içinde’ dedin.
-Tekne bir metafor yani...
-Evet.
-Deniz bir metafor, gökyüzü bir metafor, o zaman tüm dünya, başka bir şeyin metaforu Sayın Neruda...”
Michael Radford’un yönettiği Postacı (Il Postino) filminin belki de en güzel karesi.
Şairin sürgünde bir adada kendine talebe tuttuğu postacı şiir çırağıyla sohbeti... Üstelik de postacı ‘posta’ işine sırf Pablo Neruda’ya mektup taşımak için nerdeyse ‘yok para’ya girmişti.
Tüm dünya, denizler, cebimizdeki paralar, güzel gökyüzümüz, çekmecedeki ev tapumuz, altımızdaki arabamız, evimizin önündeki şenlikli bahçe bir metafordur a dostlar.
Bir şiir çırağının beş dakikada çözdüğü bir sırdır ki adamı ya Oblomov yapıp evin duvarlarındaki çatlakları saydırır ya da büyük aldırmazlıktan, ulu anlama doğru seğirttirir...
Bu ‘patlamış bilet’i hangi ‘fiyata’ nerede bulacağınız size kalmış!

0 yorum:
Yorum Gönder